İnteraktif Ajans Olmak

January 17, 2006 by msubasi  
Filed under Marka Stratejileri, Web Stratejileri

BusinessWeek Türkiye’nin bu haftaki sayısında Türkiye’nin ilk interaktif ajansı olduğunu iddia eden ajansın bir sayfalık reklamında web sitesinin adresinin geçmemesi ve telefon numarasının öne çıkarılması bence Türkiye’de pazarlama sektöründe olan herkesin utanması gereken bir durum. Evet terzi kendi söküğünü dikemeyebilir, evet siteleri şu anda kötü durumda olabilir ve siteyi öne çıkarmak istememiş olabilirler, ama o zaman lütfen BusinessWeek’de bir sayfalık ilan vermeden önce biraz bu konulara özen göstersinler ve böyle internet adressiz bir ilanı ilk interaktif ajans olarak vermesinler.

İnteraktif Ajans ne demek, nasıl interaktif ajans olunur? Bunlar kanımca ne müşteri tarafında ne de hizmeti sunanlar tarafında tam anlaşılabilmiş değil. Evet şirketlerimizin interaktif ajanslarla çalışmaları gerekiyor ve şirketlerimiz bunun bilincinde. Ama her interaktif ajansım diyen gerçekten interaktif ajan mı, veya interaktif ajans tam olarak ne yapar?

Evet interaktif ajans Web sitesi, CD-ROM ve bunun gibi interaktif kanallarda kullanılan görselleri geliştirebilir, ama bence bir interaktif ajans bunun çok daha ilerisine de gidebilmeli. Özellikle bugün ülkemizde tam anlaşılamamış olan web pazarlama konularında da şirketlere destek olmak zorunda interaktif ajanslar.

Ne yazık ki şu anda genelde Türkiye’de interaktif ajans olarak hizmet veren kurumlar daha çok interaktif görselleri ve bunlar için gereken teknik altyapıyı sunmakla kısıtlı kalabiliyorlar. Halbuki bu şirketler web pazarlaması konularına da hakim olsalar müşterilerine çok daha katma değerli servisler sunabilirler.
Ama gerçek bir web ajansı olabilmek için çok daha değişik bir bakış açısı ve servislere de ihtiyaç duyulmakta. Kısacası ülkemiz ve şirketlerimiz interaktif ajanslar yerine web pazarlama danışmanlarına daha çok ihtiyaç duyuyorlar. Maalesef ne onlar ne de bu servisleri sunanlar bunun tam olarak farkına varabilmiş durumda.

Stratejik Web Sitesi Planlama

August 25, 2005 by msubasi  
Filed under Web Stratejileri

Stratejik web sitesi planlama, web pazarlamasının en önemli ayaklarından biridir. (Bu da bu arada Word’den yazdığım ilk blogdur, evet artık Microsoft Word’den bloglarınızı direk olarak yetkiniz olan sitelere yayınlayabiliyorsunuz)

Stratejik Web Sitesi Planlama

August 12, 2005 by yaltun  
Filed under Marka Stratejileri, Web Stratejileri

Şirketler artık yalnızca bir web sitesi yaptırarak ve ürün ve hizmetleri son halleriyle müşteriyle paylaşmanın dışında da sitelerden yararlanabileceklerini görmeye başladılar. Stratejik web sitesi planlama günümüzde marka yönetiminde en çok öne çıkan konu olmaya başlamıştır.

Bir şirket marka komünikasyonunu düşünürken, müşterileriyle ilişkide en öne çıkan web sitelerine gereken ilgiyi vermediği takdirde, marka yaratmak için ne yaparsa yapsın başarılı olamayacaktır. Artık marka yaratmanın yolu webden geçmektedir. Marka yaratmak için birçok reklam veren, PR’ı ciddi ve verimli şekilde kullanan, veya değişik pazarlama stratejilerini başarıyla kullanan şirketler, webde markalarının arkasında duramadıkları takdirde tüm bütçelerinin boşa gittiğini ve markalarına bu yatırımların ciddi bir dönüş yaratmadığını gördüler. Dolaysısıyla marka yönetimi düşünüldüğünde stratejik olarak web sitesinin planlanması ve marka değerine odaklanması artık bir olmazsa olmaz durumuna gelmiş oldu.

Stratejik web sitesi planlamada ilk adım offline stratejileri değerlendirme ve bunlara ve online market analizinizin bulgularına uygun bir web stratejisi çizmektir. Eğer kullanımda olan sitenizde başarılı olan noktalar bulunuyorsa bunları da Kurumsal Site & Durum Analizi projesi altında incelemeniz ve yine buradaki kuvvetli bulunan noktaları yeni planlamanız içine almanız tavsiye edilir.

Stratejik planlamayı yapmadan önce şirketlerdeki kritik kişilerle hatta önemli müşteriler veya tedarikçiler ile görüşmeler yapılarak onlarından fikirleri muhakkak alınmalı. Bir proje grubunun elinden çıkmış bir proje için hiçbir şekilde Stratejik Web Sitesi Planlama lafını kullanmak doğru olmaz. Bu bağlamda eğer reklam ajansınızın veya marka yönetiminiz ve pazarlamanız ile ilgili bazı araştırmalar elinizde varsa bunların önemli olanları yine proje ekibi tarafından belirlenmeli ve bu kaynaklar planlamanın içine muhakkak dahil edilmelidirler.

İş stratejik planlamaya geldiğinde Müşteri Grupları Segmentasyonuna değinmemek olmaz. Şirketler genelde ürünlerini üretim grupları bazında segmente etmekteler. Fakat webe geldiğinizde bu yaklaşım (birçok yerde de olduğu gibi) çok doğru bir yaklaşım olmayacaktır. Webde segmentasyon muhakkak müşteri grupları ve kullanım trendlerine göre yapılmak zorundadır. Bu bakış açısı bir zorluk ve şirketlere bir yük getiriyor gibi gözükse de aslında marka yönetiminde şirketlere büyük değer yaratacak bir stratejiye geçilmesini sağlamaktadır.

Yılmaz Altun

Marka Olmalı mı? Olmamalı mı?

August 5, 2005 by yaltun  
Filed under Marka Stratejileri

Türkiye’de kaç şirket kuruluşunda marka olmayı amaçlıyor sizce? Kaç şirket o web sitelerinde gördüğümüz klasik misyon, vizyon bildirgelerini birbirinden kopyalamak yerine, kendi vizyonunu oluşturuyor? Oluşturmakla da kalmayıp kaç şirket zamanla ve kazanılan tecrübelerle bu vizyonunu ve misyonunu güncelliyor? Veya kaç şirket hedefler belirleyerek o yolda yürüyor?

Maalesef çok az. Muhakkak ki bunları ve daha fazlasını yapan birçok şirketimiz var. Profesyonel yöneticilerimiz de var. Ama bu konular çok yeni uygulanmakta Türkiye’de. Birçok büyük şirket holding bir şeylerin yolunda gitmediğini anlayarak dönüşüm kararı aldılar. Birçok aile şirketimiz artık yönetimi profesyonellere bırakmayı kabullenerek kurumsallaşma yolunda adım attı. Yine birçok şirkette Marka Müdürü, Marka Yöneticisi pozisyonlarında çalışan değerli yöneticiler var. Yani Marka konusu artık, pazarlamanın, halkla ilişikilerin altından çıkarak artık bir depertman oldu. Ama nerede, vizyon sahibi şirketlerde. Dün referansgazetesi.com‘da okuduğum bir haber çok dikkatimi çekti. Durumu aslında çok net açıklıyor. Türkiye’nin ilk 500 şirketi patent konusunda sınıfta kaldı. 500 firma arasında hiç patent almayan firma sayısı 384. Dünyanın 500 büyük şirketinin toplam patent sayısı ise 354 bin 316. Çok ilginç değil mi?

Marka Yönetimi ile ilgili eğitimlerde bir artış gözlemliyorum bu sıralar. Çok merak ediyorum, hangi ölçekteki şirketler veya çalışanları ilgi gösteriyor bu eğitimlere. Acaba KOBİ’lerin ilgisi hangi boyutta. Bu marka olmayı düşünmeme ve vizyon oluşturmama konusunu birazda bizim yani Türk insanının yaratıcı ve yeterince cesaretli olmamasına bağlıyorum. Kurulan birçok işyeri, şirket veya ne kabul ederseniz yerlere bir bakın. Ya yan sanayi işleri, ya fason üretim, ya gıda vs.hep var olan ve denenmiş işler. Gerçekten vizyoner girişimcilerimiz yok mu? Tabi ki var. Ama sayıları çok az.

Türkiye’nin güçlü markalara ihtiyacı var. Bu konuda herkesin elinden geleni yapması gerekiyor. Şöyle bir düşünsenize dünya çapında kaç markamız var? Bir elin parmaklarını geçmiyor. Artık teknoloji, pazarlama çok gelişti. Sadece teknolojiyi kullanarak bile markamıza katkı sağlayabiliriz. Bu konuda platformlar oluşturmalı, bilgiyi paylaşmalıyız.

Yılmaz Altun