Türkiye’nin Dünyada Bilinen En Büyük Markası Galatasaray mıdır?

June 15, 2006 by fatihalper38  
Filed under Web Stratejileri

Türkiye’nin dünyada bilinen en büyük markası Galatasaray mıdır? Öyleyse bile bu marka doğru yönetilmekte midir? Doğru yönetilmesi için nasıl stratejiler izlenmelidir?

Ülkemizin yurtdışında en çok bilinen markası. Afrika’dan, Uzakdoğu’ya, Güney Amerika’dan, Avrupa’ya Türkiye denince ilk akla gelen Galatasaray. Bizi çok yakın geleceğe kadar çöl ülkesi zannedenler Galatasaray ‘la ülkemizi tanıdı. Kendi dillerine has telaffuzlarıyla Hakan Şükür, Hasan Şaş demeleri çok hoş oluyordu. Ama markasını tam manasıyla yönetemedi. 17 Mayıs 2000 de gelen UEFA kupası kazanma başarısını nakite çeviremedi. Doğru bir pazarlama stratejisi yapılamadı. İlginç bir durum ortaya çıktı. Marka olunda ama o “marka” pazarlanamadı! Halbuki sırf forma satışı ve ürün satışları için Uzakdoğu’da, Amerika da kamp yapan kulüpler var. Çok ciddi kazançlar sağlıyorlar. Bizim de özellikle başarılı olabileceğimiz, benimsenebileceğimiz, kabul göreceğimiz bölgeler var.

Arap yarımadası, Uzakdoğu, Afrika ülkeleri gibi coğrafyalarda başarılı olabileceğimize inanıyorum. Ama bırakın yurtdışını Türkiye de ki taraftarına bile doğru şekilde ulaşamayan bir yapıya sahip Galatasaray. Tabii son ve en manalı şampiyonluklardan biri olan 16.şampiyonluk sonrası bir şeyler yapma çabasındalar ama geçen yıllar Galatasaray ‘ın aleyhine geçti.Bu noktadan sonra neler yapılabilir, dünyaya açılabilir mi? Geçen yıllara rağmen trene yetişilebilir mi? Veya yurt dışına değil, sadece kendi ülkemiz için pazarlama stratejileri yeterli olur mu? Bu noktadan sonra Galatasaray markasının ve diğer kulüplerimizin dünyaya açılma konusunda ki vizyonları ne olmalıdır?

Blogging Yönetiminde Bari “Geç Takip Edici” Olun

November 7, 2005 by msubasi  
Filed under Web Stratejileri

Mehmet Doğan Blog ve Vizyon konusunda güzel bir yazı yazmış. Özellikle Türkiye’de Blogging Yönetimi’nin öneminin ve değerinin tam olarak fark edilmediğini düşünüyorum. Türkiye’nin en büyük şirketlerinin pazarlama yöneticileri ile bu sene içerisinde yaptığım konuşmalarda maalesef yöneticilerin daha blogging’in ne demek olduğunu bile bilmediklerini gördüm. Şu anda şirketlerimiz kurumsal blog açmaya uzak görüyorum, ama eminim ki birkaç sene içinde bu konu da Türkiye’ye girecek.
Bu arada burada söylemek istediğim bir başka nokta da aslında yabancı şirketlerin kurumsal bloglarında gördüğümüz yönetici isimlerin sizi şaşırtmaması gerektiği. Bu blogların altında imzası olan yöneticiler büyük bir ihtimalle yazılara ciddi zaman harcamış olsalar bile bu yazıların birçoğunda da yöneticilere destek olan bir kurumsal altyapı da bulunmaktadır. Yani aslında yöneticilerin illa da blog için çok zaman harcamaları gerekmemektedir.

Bu tarz büyük şirketlerde zaten çeşitli sebeplerle (internal veya external) birçok yazı/içerik hazırlanır ve GM’in fastlane bloguna bakarsanız, birçok yöneticinin bazı prezentasyon veya projelerinde kullandıkları yazıları şirket bloğunda da paylaştıklarını görüyorsunuz. Bazen bu tarz yazıları dahi üst yöneticiler kendileri direk yazmayabilirler. Bu bloglarda şirketlerin halkla ilişkiler (PR) ve pazarlama ekiplerinden veya ajanslarından bu yazılara zaman harcayan birçok kişinin emeği geçmiş olabiliyor.

Kısaca bir şirket veya kurum için etkin blogging yönetimine geçememenin önündeki sorun zaman ayırmaktan çok vizyon tarafında yatıyor.

Türkiye ve şirketlerimiz olarak geç takip edici (late follower) stratejileri bırakarak yol açıcı (trail blaizer) stratejilere geçmemiz umuduyla…

Ama yine de bari doğru stratejide olmak açısından “geç takip edici” de olsanız, Türkiye’nin “yol açıcı”sı olarak size GM’in blog sitesini (fastlane) incelemeniz açısından önemle tavsiye ederim.

Google Adwords Hakkında Bilmeniz Gerekenler

October 3, 2005 by msubasi  
Filed under Web Stratejileri

Google Adwords ile reklamlarınızı kendiniz veriyorsanız tabi ki?
Bu işe odaklı olmayanları hiç bir zaman Adwords’ü direk kullanmalarını tavsiye etmiyorum, çünkü bu işi bilenlerin aynı bütçelere çok daha etkin kampanyalar yönetebildiği açık bir gerçek. Bu yazı Adwords’u profesyonelce kullananlar için hedeflenmiştir, Adwords kullanmıyorsanız bu yazı sizin için pek açık olmayacaktır, ama şunu unutmayın kısa bir zaman içinde Türkiye’de de her şirket anahtar kelime pazarlamasına başlamış ve muhtemelen de Google Adwords’ü kullanıyor olacak.

Profesyonel kullanıcılar için bazı bilinmesi gerekenleri şöyle sıralayabiliriz;
Google Adwords ülke bazlı bir mekanizmaya sahip değil, kampanyanızı belirlerken ülkeler denilen yalnız Google’ın hangi versiyonunun (Google.fr, de, com.tr vb) kullanıldığı ile ilgili. Language (yani diller) ise sitelerin meta taglerinde belirtilen ve sitelerin hangi dil olduğu ile ilgili bir kriter sayesinde kategorileniyor. Burada ülkelere göre bazı ayrıcalıklar (mesela ABDde bazı farklı mantıklar var) uygulanmış, sanırım ileride bu yapılar değişerek ortak bir yapıya geçilecek.

Kısacası her kampanya bir hedef kitlesinin olduğu ülke için bir de ABD için ayrı ayrı açılmalı, çünkü Google.com her ülkede de kullanılan bir site. Ayrıca özellikle Türkçe keyword (Anahtar kelime) kullananları düşününce ABD’yi de kapsayan kampanya yapmakta bir sorun yok, çünkü dış ülkelerde Türkçe yazanlar zaten hedef kitleniz olabilir (tabi yine sektöre ve amaca bağlı olarak bu konuda değişiklikler olabilir). Fakat dikkat edilmesi gereken bir nokta İngilizce keywordler kullanılınca çok geniş bir kitleye kampanyalar dağılabilir olmasıdır (mesala web design yazan tüm Amerikalıları kampanyanızda istemeyebileceğiniz gibi). Eğer o kişilere İngilizce ulaşılmak istense bile, bu kampanyaların istatistiklerini net görmek ve incelemek açısından iki ayrı kampanyada takip etmekte büyük yarar vardır.

Eğer değişik/ekstra bir ülkeye odaklanıyorsa yalnız o ülkenin adına kampanya yapmakta yarar var, zaten Google.com da kampanya yapıyor olacağınızdan o ülkenin .com kullanıcıları da buradan size erişebilirler. Tabi bunun organizasyonu da iyi yapılmalı ve keyword bazında hedef kitle düşünülmelidir.

Bir başka konu da yurtdışı odaklı kampanyalarda add textinde (reklam yazısı) Türkçe karakterler kullanmamak. Her site Türkçe karakter setlerini desteklemeyeceği için, Türkçe karakterler eğer search veya content network’ta gösteriliyorsa Türkçe harf kullanılmadan yayınlanmalıdır.

Biliyorum bu yazı biraz teknik oldu, ama yine de bir gün küresel bir Google Adwords kampanyası yönetirseniz bu gerçekleri mutlaka göz önüne almanız gerekir.

Akıllı Web Stratejileri

September 30, 2005 by yaltun  
Filed under Web Stratejileri

Çok değil, bundan 10 yıl önce, web, pek çok yönetici için, şirketle ilgili bilgi veren bir internet sitesinden ibaretti. Zaman içerisinde web’in gerçek değeri anlaşıldı. İnterneti işe, kara ve büyümeye katkı sağlayacak şekilde kullanan şirket örnekleri arttı. Şimdilerde yöneticiler, teknolojinin sağladığı verimlilik ve tasarrufla gelecek planları yapıyor. Dünyada olduğu gibi Türkiye’de de iyi uygulamaların sayısı artıyor. Capital Dergisi Eylül sayısında akıllı web stratejilerini uygulayan Türkiye’nin önde gelen 15 şirketini araştırarak yazı konusu yapmış. Ben Capital’in bu araştırmayı yapmayı planlarken en az 30-40 şirkete ulaşmaya çalıştığını tahmin ediyorum. Ama maalesef bu konuları önemseyen şirket sayısı o kadar az ki; ancak 15′ine ulaşabilmişler. Dileğim artık web stratejilerine, tüm şirketlerimizin gereken önemi inanarak vermesi ve bu örneklerin gün geçtikçe çoğalması.

Türkiye’de Marka Değerini En Çok Artırması Gereken Şirket McDonalds mı?

September 19, 2005 by msubasi  
Filed under Marka Stratejileri, Web Stratejileri

Bizce hayır, Mc Donalds markasını zaten başarılı bir şekilde yönetiyor ve ciddi bir marka değeri yaratmış durumda. Bulunduğu konum yüzünden şanssızca küreselleşme karşıtlarının en büyük hedefi haline gelmiş olsa da Mc Donalds ismi bu ülkede bile ciddi bir prim yapıyor.

Tüm küresellik karşıtı markanın başına gelene rağmen Mc Donalds’ın bu markayı başarılı bir şekilde yönetiyor. Nasıl mı? Herhalde bizim blogları okuyorlar :)

Tekrar tekrar söylüyorum; marka yaratmada geride kalanlar, lütfen webi daha etkin kullanın. Burada çok büyük fırsatlar var, ve pazarlama bütçelerinizi daha etkin kullanabilir ve pazarlama yatırımlarınıza çok daha yüksek geri dönüşler sağlayabilirsiniz.

Web etkinliklerini kullanmanız için illa çok büyük bir şirket olmanıza gerek yok. Yalnızca biraz cesaret ve çalışabileceğiniz doğru şirketi seçmeniz bu noktada önem kazanıyor (Bu arada Online Marka ajansınızı seçerken size yardımcı olacak stratejileri çok yakında bu sitede detaylı yayınlayacağız).

tavukcuzade.com dan daha da iyisini siz de şirketiniz için yapabilirsiniz. Pazarlama yöeneticilerine bu siteyi biraz dolaşmalarını ve kendi sektörlerinde ne gibi etkinlikler yapabileceklerini biraz düşünmeye davet ediyorum.

Unutmayın; “Sizi geçmişte başarılı yapan, gelecekte yapmayacaktır”.

Next Page »