Kırmızı Bayraklı Web Tasarımcılar
July 13, 2006 by thisim
Filed under Web Tasarım
Ülkemizde aşırı derecede fazla web tasarım şirketi olduğundan ve bunun, ince eleyip sık dokunulmazsa, şirketler ve sektör için aslında ne kadar negatif bir durum olduğundan geçen yazımda bahsetmeye çalışmıştım. Bu yazımda ise işlerini layıkı ile yapmaya çalışan web tasarımcıları bekleyen bir tehlikeden ve kendi görüşüme göre nasıl davranmaları gerektiğinden bahsedeceğim.
Bana göre iki tip web tasarım şirketi (yada interaktif ajans) tipi var. Birincisi müşterisinin müşterilerini (yada site ziyaretçilerini) asıl müşterileri olarak gören, elindeki projeyi kendi projesi gibi sahiplenen, bu projeler ile müşterisine maksimum değeri katmak üzere yola çıkan ve bunu yapabilmek için ciddi kaynak ve zaman ayıran şirketler. Öbür tarafta ise projeyi mümkün olan en kısa zamanda bitirme arzusu taşıyan, ziyaretçi kısmını hiç önemsemeyen, dolayısı ile siteyi kullanacak insanları anlamaya çalışmayan, değer katma amacından çok uzaklarda, sadece bir kartvizitin üzerindeki bilgiler ile bile web siteleri yapmaktan çekinmeyen, web tasarım yerlerde sürünüyor başlıklı yazımda belirttiğim gibi fabrikasyon tasarımlarla sürümden kazanan şirketler.
Ülkemizde en küçük işletmenin başındaki insandan, iyi şirketlerde iyi pozisyonlarda bulunan insanlara kadar birçok kimse, işler tasarım aşamasına geldiğinde tasarımcının işine karışmaya ve onlara, kendi kafalarındaki görselliğe yöneltmek üzere, baskı yapmaya bayılıyorlar. Olay genellikle yapılan tasarımın sunumundan sonra, işte şuradaki mavi kırmızımı olsa, hatta olsun.. kırmızıyı severim, şu kutucuğu alalım şuradakiyle yerlerini değiştirelim, şurada çok beyaz alan kalmış oraya da birşeyler koyalım, gibi garip istekler ile gelişiyor. Sanki akşam eve götürmek için seçmeye çalıştıkları balıkları beğenmeyip, olta ve yemi kaptıkları gibi Boğaz’da balık tutmaya gidermiş gibi, sizin tasarımınız olmamış, bir çizimde biz yaptık onu uygulayalım diyenler bile var.
Sektöre yeni giren çoğu genç web tasarımcı bu tip ve belkide dahada saçma durumlar ile muhakkak karşılaşacaklardır. Benim onlara tavsiyem eğer gerçekten değer yaratmak istiyorlar ise kırmızı bayraklarını hazır tutsunlar. Olaya, bu benim işim en iyi tasarımı ben bilirim mantığı ile yaklaşan ucuzcu şirket sahipleri yada yöneticilerine, sizin içeriğiniz ama benim sunumum, sizin web siteniz ama benim tasarımım demekte bence hiçbir sakınca yok. Müşteri, sorgusuz sualsiz, yanlış doğru demeden, her istediği yapılarak memnun edilebilir ve çok kısa sürelerde web siteleri bitirilerek sürümden kazanç sağlanabilir fakat bu şekilde katkı sağlayan ilerleme sağlamak imkansızdır. Bu sebebten dolayı iş kaybetmek pahasınada olsa yanlış olduğunu düşündüğünüz müşteri isteklerinde kırmızı bayraklar kalkmalı ve tasarımın arkasında durulmalıdır. Unutmayın, müşteri sizin tasarımınızı beğenmemiş olabilir fakat siz muhtemelen hala ondan daha iyi tasarımcısınız. Sorunu gören müşteriyi sorunun çözümünün onda değil sizde olduğuna ikna etmelisiniz. Tabiiki herkesi %100 memnun etmek veya kendi isteklerini tamamen kabul ettirmek imkansızdır, fakat iyi ayarlanmış bir dozaj ile pek çok gereksiz isteğin önüne geçilebilir.
İş yaptığınız şirketin faaliyet gösterdiği sektörü mümkün olduğunca araştırın. Yerli, yabancı web sitelerini dolaşıp doğru veya yanlış bulduğunuz şeylerin bir listesini yapın, doğruları tasarımınızda kullanın, doğruluğu ispatlanmış olan şeyleri kullanmakta hiçbir sakınca yok. Müşteri size bu olmamış dediğinde işte bakın şu site bunu gayet güzel kullanıyor ve fayda sağlıyor diyebilmelisiniz. İşe başlamadan önce müşteriden mümkün olduğunca fazla bilgi almaya özen gösterin. Bu konuda onları sıkıştırmaktan çekinmeyin. Tasarım trendlerini takip edin, olumsuz görüşlerde argüman olarak kullanabilirsiniz. Yaptığınız tasarımı çok iyi bilin, e-mail yolu ile sunum asla yapmayın. Bu durumda bütün ipleri karşı tarafın eline vermiş olursunuz, sunumu bizzat siz yapın, anlatmak istediğiniz şeyler olduğunu söyleyin. Sunum önceleri muhakkak hazırlık ve pratik yapın. Yaptığınız tasarımda kullandığınız her unsurun bir amaça yönelik olmasına özen gösterin, gelen sorulara cevap vermekte işinizi kolaylaştıracaktır. Sitenin genel yapısını ve amacını bozacak istekleri tersine cevirmek için çaba gösterin, ufak tefek şeyleri fazla önemsemeyin, olayı inada bindirmek kötü sonuçlar doğurabilir. Daha önce yaptığınız web sitelerindeki olumlu örnekleri kullanın, özellikle aynı sektörden ise karşı taraf rakipleri için neler yaptığınıza büyük önem verecektir. Artık bilgiye erişmek çok daha kolay, konunuz ile ilgili blogları periodik olarak takip edin, insanların tecrübelerinden faydalanın. İlk görüşmede karşı tarafı çok iyi süzün, sorun çıkarabilecek müşteriler ile baştan işe başlamayın. Proje süresinde çok büyük sıkıntılar yaşıyorsanız işi durdurmaktan çekinmeyin. Tabii imzaladığınız belgeyi çok iyi okuyun. Vizyon sahibi bir müşteri için yapılmış olan doğru dürüst bir site, sadece maddi kaygı gözetilerek yapılmış 5 siteden herzaman daha fazla tatmin verecek, ilerideki daha ciddi müşterilere ve başarılara ulaşmanızı kolaylaştıracaktır.
Bu yazıda kaliteli işler yapmak isteyen web tasarımcıların karşısına çıkabilecek sorunlardan ve çözümlerinden bahsetmeye çalıştım. Tabii bir de kaliteli iş yaptırmak isteyen insanların karşılarına çıkabilecek ucuz web tasarım şirketleri var. Mehmet Doğan bu konuda kendi bloğunda Çürük Web Tasarımcı başlıklı çok güzel bir yazı yazdı. Muhakkak okuyun.
Web Tasarım Yerlerde Sürünüyor!
June 15, 2006 by thisim
Filed under Web Tasarım
Web tasarımın doğru planlanıp uygulandığı takdirde şirketlere çok büyük artı değerler katacağı kesindir. Marka değerlerini artırmak isteyen pekçok şirket artık internetin kendilerine neler katabileceğini görmeye başladılar. Ülkemizde de büyük şirketler bu amaç doğrultusunda interaktif ajanslarla büyük ölçekli projelerde işbirliği içine girmektedirler.
Fakat bu projeler sektörün gelişmesine fazla bir katkı sağlamamakta, çünkü elle tutulur 15-20 interaktif ajans dışında ülkemizde tam bir amatör web tasarım şirketleri bolluğu yaşanıyor. Stratejilerini ucuz fiyat ve birbirinin kopyası işler yapmak olarak belirleyen, şirketlere değer katmaktan çok en kısa sürede en fazla işi yaparak sürümden kazanmayı ilke edinmiş bu şirketler İnternet konusunda vizyon ve bilgi sahibi olmayan (kendilerinin bu vizyon ve bilgiye ne kadar sahip oldukları da tartışılır) şirketleri kandırıyor ve onların İnternet’ten sağlayabilecekleri kazançların önüne geçiyorlar. Bir web sitesi projesinin olmazsa olmazları olan stratejik planlama, içerik geliştirme ve yaratma, kullanılabilirlik çalışmaları, ve sabır gerektiren bir süreç olan kurumsal kimliğe uygun çarpıcı bir tasarım oluşturma süreçlerini es geçip müşteriden aldığını aynen web sitesine yansıtan o kadar çok şirket varki, gelişmiş ülkelerde son derece prestijli bir meslek olan web tasarım maalesef ülkemizde yerlerde sürünmekte.
En basit örnekle vermek gerekirse; ülkemizde 8 senedir faaliyet gösteren bir web tasarım şirketi 2004 yılından beri portfolyosuna tam 52 tane web sitesi katmış. Şimdi bir hesap yapalım. 2,5 yılda 52 tane web sitesi yapan şirket 8 senede yaklaşık 170 tane web sitesi yapar. 1 senede 52×5= 260, 8 senede 2080 işgünü var. 2080/170 yaptığımızda bu şirketin bir web sitesine sadece 12 günlük bir süre ayırdığı sonucu ile karşılaşıyoruz. Peki 12 günde yapılmış bir web sitesi sahibine artı değer katar mı? Tabii ki hayır. 12 günde yapılmış bir web sitesi projesinde yukarıda bahsettiğimiz süreçlerin hangisi tam olarak uygulanmıştır? Bence hiçbiri. Peki bu ortalama 12 günde bir site bitiren şirketin kurucuları yaptıkları işte kimi düşünüyorlardır? Sadece ve sadece kendilerini.
Ayrıca ülkemizde yine bilgi eksikliği olan şirketlerin yanlış yönlendirmeleri yüzünden İnternet aktivitelerinin Web sitesinin yayına açılması ile sonlandığı görüşü çok hakim. Halbuki işler aslında burada başlıyor. Sitenin pazarlanması, hedef kitlenin belirlenip ulaşılması, periyodik olarak sitenin güncellenmesi, ziyaretçi raporlarının analiz edilmesi, ziyaretçilerden site ve marka ile ilgili feedback alınması ve uzun vadede sitenin kurumun istediği değil, ziyaretçinin istediği bir yapıya kavuşturulması gerekiyor. Dolayısı ile yukarıda ortaya çıktığı gibi 12 günlük süreler yerine uzun vadeli (6 Ay – 1 Sene) süreler içinde işbirliği yapılabilecek vizyon sahibi şirketlerle çalışmak şirketlere ve markalara büyük değerler katacaktır.
Sonuç olarak doğru işler yapmak sabır gerektiren uzun bir süreçtir ve kesinlikle ucuz değildir. Doğru yöne adım atan şirketler yatırımlarının geri dönüşlerini mantıklı süreler içinde muhakkak göreceklerdir. Ucuz ve kısa süreli işleri tercih eden, çoğunluğu KOBİ olmak üzere, şirketlerin bu konuda artık gözlerini açmaları ve sorumluluk alarak, asıl olanın sadece bir web sitesine sahip olmak değil, onlara katma değer sağlayacak, iş modelleri ve pazarlama aktiviteleri ile uyumlu, global pazarlara erişmelerini sağlayabilecek web sitelerine ihtiyaçları olduğunu anlamaları ve adımlarını bu yönde atmaları gerekiyor.

